Anasayfa    Hakkımda    Linkler    Müzik Kutusu    İletisim



25 Ekim 2008

BLOGGER'A ERİŞİM ENGELİ!!!

blogger engellendi

Türkiye'de engellenenler kervanına sonunda Blogger da katıldı. Nedeni bilinmeyen bir karar ile en popüler blog servislerden birine Türkiye'den erişime izin verilmiyor maalesef. Dün akşam araştırma yaparken farketip inanmakta bir süre zorlandığım bu durum için gerçekten üzgünüm. Aynı şey bir zamanlar wordpress uzantılı blogların başına gelmiş ve epey de uzun sürmiştü. Daha önce tarifname.net domain hakkını satın aldığım için blogum yayında fakat servis sağlayıcım Blogger olduğundan bazı fotoğraf ve linklerde problem yaşanmakta. Bunu ortadan kaldırmak için gerekenleri yapmaya çalışacağım. "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engelenmiştir." yazısıyla karşılaştığınız ve ısrarla ziyaret etmek istediğniz bloglara www.ktunnel.com veya www.vtunnel.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.

05 Ekim 2008

Sakızlı Sütlaç

sutlac

Severek takip ettiğim bloglarda veda yazılarına denk geliyorum son zamanlarda. Büyük bir hevesle başlanılan bu iş belli bir süre sonra heyecanını yitiriyor mu acaba? 2 aydır blogumu güncelleyemesem de tariflerimi, fotoğraflarımı paylaşma hevesim bende ilk günkü gibi, merak edenlere duyurulur. Benim mazeretim zamansızlık... Evde yeni birşeyler deneme fırsatı pek bulamıyorum ama annemin yaptıkları veya denk geldiğim yeni tariflere blogumda mutlaka yer vermeliyim telaşındayım sürekli. Sadece sıra bir türlü bunu gerçekleştirmeye gelemiyor...

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da elimden geldiğince blogumu güncelleyip Tarifname'nin yalnızca bana ait olmadığını hissettirenlere karşı sorumluluğumu yerine getireceğim. Bu arada aynı yazıları görmekten bıkmadan ziyarete devam eden, nasıl olduğumu soran, "hadi artık yeni birşeyler bekliyoruz" diyen herkese çok çok teşekkür ediyorum.

Şimdi artık asıl konumuza dönüp, blogda yerini alması için uzun zaman önce fotoğrafı çekilen annemin sakızlı sütlacı ile devam edelim.

Malzemeler

1 litre süt
1 çay bardağı pirinç
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
2 parça damla sakızı

Pirinci yıkayıp süzdükten sonra süt ile birlikte tencereye alın. Sık aralıklarla karıştırarak yumuşayıncaya kadar pişirin. Sütlacın yarısını blenderda çekin ve tekrar tencereye aktarın. Şeker ile vanilyayı ekleyin. Kaynamaya başlayınca damla sakızlarını ilave edin ve 5 dakika daha kaynatın. Sütlacı kaselere paylaştırıp oda sıcaklığında soğumaya bırakın. İsteğe göre üzerine tarçın ve toz Antep fıstığı serperek servis yapın.

28 Temmuz 2008

KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM :)

En son 22 Mayıs'da yazacaklarım var deyip, 2 ayı aşkın bir süredir yazmaya fırsat bulamayışıma gösterdiğiniz sabrınız için öncelikle teşekkür etmeliyim… Bir süre öncesine kadar blogların sıkı takipçisi olan ben, alışmaya çalıştığım yoğunluk içerisinde maalesef bu tür şeylere zaman ayırmayı başaramadım. Ama bundan sonra yavaş yavaş düzenimi oturtup bloguma da gereken özeni göstermeye çalışacağım.

Uzak kaldığım bunca zamanı özetlemek gerekirse aslında yine yemeklerle, tariflerle haşır neşir durumdaydım. Bunlardan hiç birini buradan yayınlayamadım belki ama Türkiye’ nin en çok satan yemek dergisi “Lezzet” ile tariflerimi, Tarifname’ yi bilenlerden çok daha geniş bir kitleye ulaştırabiliyorum. Tahmin edersiniz ki bu benim için oldukça memnuniyet verici bir durum.

untitled

Fırsat bulup yeni tarifler eklemeye çalışacağım fakat Lezzet Dergisi için hazırlanmış birbirinden güzel tarifleri de kaçırmamanızı öneriyorum. Ayrıca derginin her ay başka bir konuda hazırladığı “Güzel Şeyler” eki, kitaplığınızda yer alması gereken harika bir seriyi oluşturuyor. Yemek meraklılarına duyurulur :)

Şimdi artık çilek mevsimi geçmiş olsa da (gerçi yine de bazı yerlerde bulmak mümkün) Çilekli Tart tarifini veriyorum...

cilekli tart

Tart hamuru için;

250 gram margarin
2 yumurta
1 kahve fincanı süt
1 su bardağı şeker
2 su bardağı un
½ çay kaşığı karbonat yada kabartma tozu
1 paket vanilya

Kreması için;

2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 yumurta
3 yemek kaşığı şeker
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı margarin

Üzeri için;

300 gram çilek
½ çay bardağı file Antep fıstığı
Nane yaprağı

Margarini eritin. Şeker ve süt ilave edip mikserle karıştırın. Yumurtaları ekleyin. Unu ve karbonatı harmanlayıp azar azar ilave edin. 28 cm çapında (ters çevrildiğinde ortası çukur olan ) tart kalıbını yağlayın. Hamuru un serpilmiş tezgah üzerinde merdane yardımıyla açın ve kalıbın içine yerleştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin.

Tart tabanı soğurken kremayı hazırlayın. Süt, un, şeker, yumurta ve vanilyayı bir tencerede karıştırıp orta ateşte muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Ocaktan almadan 2 dakika önce margarini ekleyip karıştırın.

Soğumuş olan tart tabanını kalıptan çıkartın. Ortadaki boşluğa kremayı doldurun. Çilekleri saplarından ayırıp boylamasına dilimleyin ve tartın üzerine dizin. Çileklerin üzerine Antep fıstığı serpiştirin ve nane yapraklarıyla süsleyin.

NOT: Arzu edilirse çileklerin üzerine tart jölesi dökülerek parlaklık verilebilir.

22 Mayıs 2008

Çilekli Tart

cilekli tart

Yazacaklarım var... Biraz sabır lütfen :)

11 Mayıs 2008

Susamlı ve Portakallı Halka Kurabiye

susamı kurabiye

250 gram un
1 fiske tuz
1/2 paket kabartma tozu
1 su bardağı şeker
1/2 çorba kaşığı mahlep
125 gram margarin, oda sıcaklığında yumuşamış
3 çorba kaşığı yoğurt
3 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi
1 yumurta sarısı, az suyla çırpılmış
4 çorba kaşığı susam

Fırınınızı 200 derceye ayarlayın. Unu, tuz, kabartma tozu, şeker ve mahlep ile birlikte eleyin. Ortasını havuz gibi açıp margarini, yoğurdu, portakal kabuğunu ekleyin ve iyice yoğurun.

Hamurdan küçük parçalar koparıp tezgahta fazla bastırmadan ince şeritler haline getirin. Şeritlerin iki ucunu birleştirip simit şekli verin. Yağlanmış yada yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün, susam serpiştirin ve sıcak fırında altın rengi olana kadar yaklaşık 10-15 dakika pişirin. Soğuduktan sonra servis edin.

Kaynak: Sana Hamurişi Kitabı

21 Nisan 2008

Bezelye demişken...

bezelye

Geçen sefer yemekte kullandığımız taze bezelye öyle hoşuma gitti ki, alıp derin dondurucuya kaldıralım diye sıkı tembihlemiştim annemi. Benim temizlemem şartıyla, bu sefer istediğimden bile fazlasını almış tazecik bezelyelerden. Kardeşimi de kandırıp, olabilecek en eğlenceli hale getirerek karşılıklı bolca bezelye temizledik bugün :) Her birinin o yan yana dizili halleri öyle güzel geldi ki gözüme, mutlaka fotoğraflayıp hem bu güzelliğe yer vermek, hem de bezelyelerle haşır neşir olduğum bugünü hatırlamak için bloguma ekleyeceğim dedim kendi kendime.

bezelye2

Şimdi bu güzel bitki/baklagil hakkında kısa bir bilgiye yer vermeden geçmemeli...

- Latincesi Pisum Sativum olan bezelyenin anayurdu tam olarak belli değilse de, insanlar tarafından özel olarak yetiştirilen ilk baklagillerden biri olarak biliniyor.

- Kabuğuyla birlikte pişirilen küçük taneli olana "sultani", iri taneli iç bezelyeye de "araka" deniliyor.

- Uzmanlarca, kansızlığı giderici, kan kanserine karşı koruyucu özelliği olduğu belirtiliyor. Ayrıca sinir sistemi için de faydalı olan bezelyenin özellikle şeker hastaları tarafından bolca tüketilmesi gerekiyor.

- Bezelyenin diğer sebzelerden farklı bir özelliği, dalından koparıldıktan, hatta ayıklandıktan sonra bile gelişimi durmuyor ve içinde bulunan şeker kaldıkça nişastaya dönüşüyor. Bu yüzden lezzetli bir yemek için, bekletmeden tüketmekte fayda var.

- Çoğunlukla tazesi ve konservesi tüketilse de, bezelye kurutulmuş olarak da tüketiciye sunulmaktadır. Hatta kuru bezelyenin protein ve nişasta bakımından daha zengin olmasına karşın taze bezelyenin sindirimi daha kolaydır.

bezelye3

Bu kadar yeter sanırım... İçinde yerlerini alacakları yemeklerin paylaşımına kadar bezelye muhabbetine ara verelim artık :)

17 Nisan 2008

Taze Bezelye Yemeği

bezelye_yemegi

Taze bezelyenin tezgahlarda görüldüğü şu günlerde yapılası en güzel yemek olsa gerek :)

Malzemeler

1/2 kg taze bezelye
1/2 kg kıyma
1 küçük soğan
kimyon
karabiber
tuz
3 patates
2 havuç
1 orta boy soğan
2 su bardağı su
1 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası

Taze bezelyeyi yumuşayıncaya kadar haşlayın. Kıymaya küçük soğanı rendeleyin. Kimyon, karabiber, tuz ekleyip yoğurun ve iri misket büyüklüğünde köfteler yapın.

Havuçları ve soğanı küp şeklinde doğrayıp 2 su bardağı suda haşlayın. Tereyağını eritin, salçaları koyup kavurun. Köfteleri ekleyin, arada karıştırarak 10 dakika kadar pişirin. Küp doğranmış patatesleri, havuç ve soğanı haşlama suyu ile birlikte köftelerin üzerine ekleyin ve tencerenin kapağını kapatın. Patatesler yumuşamaya başlayınca, bezelyeleri de ekleyin, 15-20 dakika daha pişirin.

14 Nisan 2008

VE NİHAYET TARİFNAME.NET :)

İlk blog açmaya karar verdiğim zaman çok düşünmüştüm acaba com yada net uzantılı bir adres mi alsam diye... Her ne kadar blogları takip etmeyi çok sevsem de, blog yazarı olmak farklıydı ve ben bunu istediğim gibi yürütebilir miyim veya sıkılıp bir yerde bırakır mıyım gibi sorulara o an cevap veremediğim için bloggerla başlamıştım bu maceraya. 1,5 senelik bu zaman dilimi içerisinde çok şükür ki herşey iyi gitti ve ben bu işi çoook fazla sevdim.

Blog sevenler bir şekilde bana ulaşabiliyorlardı ancak bloglardan bihaber insanların sayısı oldukça fazla ve ben adresi verme konusunda sıkıntı yaşıyordum. Harfleri kodlamalar, "Blok değil sonu Giresun'un g'si olacak" lar, "En iyisi sen Google'a Tarifname yaz, çıkar" çözüm önerileri de, "Ya şunun daha kolay yolu yok mu?" sitemlerine yetersiz kalıyordu. Yapabileceğim en iyi şey deyip nihayet 1 ay önce tarifname.net alan adını tescil ettirdim. Fakat bu sefer de domain kaydı yapan firma bana blogger üzerinden nasıl bir ayarlama yapacağım konusunda yardımcı olmak istemedi. Sanırım bunun onlara bir faydası dokunmayacağından, sadece anasayfaya yönlendirme yapabileceğimi söyleyip başlarından savma yolunu seçtiler.

Sonuçta 1 ay gecikmeli de olsa bugün ayarlarımı -kendi çabalarımla- yapmayı başardım ve artık www.tarifname.net adresine tıklandığında blogum sorunsuz bir şekilde açılıyor.

Duyanlar, duymayanlara duyursunlar :))



EKLENTİ: Yukarıda blogun sorunsuz açıldığını söylemiştim fakat bazı fotoğrafların görünmemesi gibi bir problem söz konusu. 1-2 gün için bu tür problemlerin normal olduğunu düşünüyorum. Görmek istediğiniz açılmayan fotoğrafların üzerlerine tıklayarak başka sayfada açılmalarını sağlayabilirsiniz.

10 Nisan 2008

Frambuazlı Pastacıklar

frambuazli

Bloga ekleyeceğim bahaneleriyle yaptığım pasta-börek türevleri bana bol bol kilo olarak dönüşlerini yapacaklardı tabi ki, bunu bekliyordum. Özellikle akşamları kriz şeklinde gelen tatlı bir şeyler atıştırma alışkanlığı bu süreci oldukça hızlandırdı. Bu yüzden en azından artık kilo almamak için hamur işleri yapmayı durdurmuş bulunuyorum. Bundan sonraki yayınlayacağım pasta ve hamur işleri büyük ihtimalle stoktan olacaklar bir süreliğine. Bunlardan ilki neredeyse 1 sene önce yaptığım ama fotoğrafın çok istediğim gibi çıkmaması yüzünden yayınlamadığım frambuazlı pastacık. Ağustos 2006 Olive dergisindeki tarifin, daha pasta gibi olmasını istediğimden kek ile frambuazlar arasına çikolatalı krema doldurmuştum. Sevdiğim bir cafenin, çok sevdiğim bir pastasına benzemişlerdi bu haliyle. Şu anda fotoğrafa baktıkça, birkaç kilo vermeyi başarırsam kendimi bu pastayla ödüllendirmenin hayalini kuruyorum :)

Malzemeler

200 gram bitter çikolata
50 gram tereyağı
4 yumurta (akları, sarıları ayrılmış)
200 gram şeker
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı kekun

Kreması;
250 ml sıvı krema
250 gram bitter çikolata

üzeri için;
200 gram frambuaz

Kare bir kek kalıbını yağlı kağıt ile kaplayın, üzerine hafifçe tereyağı sürün.
Çikolata ve tereyağını birarada benmari usulü eritin. Yumurta sarılarını şekerin yarısıyla çırpın. Kakaoyu, unu ve erimiş çikolatayı ekleyip iyice karışıncaya kadar çırpın. Ayrı bir kapta yumurta beyazlarını katılaşıncaya kadar çırpın. Şekerin kalan yarısını ilave edip biraz daha çırpın ve bir kaşık yardımıyla çikolataya karıştırın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika yada kürdan batırıldığında temiz çıkıncaya kadar pişirin. Soğuduktan sonra küçük kareler şeklinde dilimleyin.

Benmari usulü eritilmiş çikolatayı, sıvı kremaya ekleyip katılaşıncaya kadar çırpın. Kremayı yıldız uç takılı sıkma torbasına doldurun ve kek dilimlerinin üzerine sıkın. Frambuazları kremanın üzerine dizin. Arzu edilirse parlaklık sağlaması için frambuazların üzerine soğuk jöle sürün.

01 Nisan 2008

Sandviç Bisküviler (Şeker Hamuru Dolgulu)

sandvic biskuvi

Zamanın hızlı geçişini hayretle izlediğim, karşısında çaresiz kalıp durakladığım bir dönemdeyim şimdilerde. Oysa ki bahar, gelirken insanın içini kıpır kıpır eden yaşama sevincini de beraberinde getirir derler. Ama karşılaştığım yüzlerin genelde asık olduğundan belli ki, artık bahardan olumlu etkilenmiyor günümüz insanı. Özel hayatlardaki sıkıntıların yanında, dergilerde, gazetelerde, televizyon kanallarında sürekli can sıkıcı durumlardan bahsedilmesi - belki haklı olarak - mutlu olmayı iyice zorlaştırıyor son günlerde. Her şeye rağmen hayatı yaşanılır kılmak için, ufak mutluluklar yaratılmasından yanayım. Mesela kendi adıma mutfakta geçirdiğim vakit, bunun sonunda ortaya çıkanları paylaşmak çoğu zaman keyifli. Çoğu zaman diyorum çünkü bazen her şey çok iyi gidiyor derken minik, can sıkıcı sürprizlerin beni beklediği de olabiliyor. Tıpkı yukarıda fotoğrafı bulunan sandviç bisküvilerde olduğu gibi. Az malzemeyle, kısa sürede, kolayca çok lezzetli bisküviler hazırladığımı düşünüp sevinçle uyumaya giderken, sabah çikolataların üzerinde oluşacak beneklerden habersizdim tabii. Henüz çikolata tam donmamışken üzerine tepsi kapattığım ve sabaha kadar bu şekilde kaldıkları için böyle bir sonuçla karşılaştığımı sanıyorum. Bisküviler deneme amaçlı yapıldığından bu seferlik sorun olmadı ama bir kez daha anladım ki, çikolatayı eritirken de donmasını beklerken de sıcaklık önemli bir faktör, kesinlikle dikkat etmek lazım.


Malzemeler

65 gram tereyağı
60 gram (1/4 cup) tozşeker
60 gram (1/2 cup) un
40 gram (1/3 cup) kekun
2 yemek kaşığı (tepeleme) kakao
2,5 yemek kaşığı süt
100 gram şeker hamuru
100 gram bitter çikolata

Fırını 180 dereceye ayarlayın. Tereyağı ve şekeri mutfak robotunda krema haline gelinceye kadar çırpın. Elenmiş unları, kakaoyu, sütü ekleyip tekrar çok kısa süre robotu çalıştırın. Hamuru robottan alıp biraz yoğurduktan sonra iki eşit parçaya ayırın. Yağlı kağıt arasında oldukça ince (3 mm kalınlığında) açın. 4 cm genişliğinde, yuvarlak bir bisküvi kalıbıyla kesin. Yağlı kağıt serili tepsiye dizerek 10 dakika pişirin. (Fırından çıkardıktan hemen sonra bisküvilerin üzerini kaşığın sırtıyla fazla bastırmadan düzleştirin)

Şeker hamurundan bisküvi sayısı kadar -misketten biraz iri- yuvarlaklar yapın. Elinizde hafifçe yassılaştırın ve iyice soğumuş olan iki bisküvi arasına yerleştirin.

Çikolatayı benmari usulü eritin. Bisküvilerin yarısını çikolataya batırın ve yağlı kağıt üzerine dizerek soğumalarını bekleyin.

*Şeker hamuruna gıda boyası ve esans koyarak farklı bisküviler elde edilebilir.

Kaynak: Crazy for Chocolate