Bezelye demişken…

by SEDA on 20 Nisan 2008 · 6 comments

in Diğer

bezelye

Geçen sefer yemekte kullandığımız taze bezelye öyle hoşuma gitti ki, alıp derin dondurucuya kaldıralım diye sıkı tembihlemiştim annemi. Benim temizlemem şartıyla, bu sefer istediğimden bile fazlasını almış tazecik bezelyelerden. Kardeşimi de kandırıp, olabilecek en eğlenceli hale getirerek karşılıklı bolca bezelye temizledik bugün :) Her birinin o yan yana dizili halleri öyle güzel geldi ki gözüme, mutlaka fotoğraflayıp hem bu güzelliğe yer vermek, hem de bezelyelerle haşır neşir olduğum bugünü hatırlamak için bloguma ekleyeceğim dedim kendi kendime.

bezelye2

Şimdi bu güzel bitki/baklagil hakkında kısa bir bilgiye yer vermeden geçmemeli…

– Latincesi Pisum Sativum olan bezelyenin anayurdu tam olarak belli değilse de, insanlar tarafından özel olarak yetiştirilen ilk baklagillerden biri olarak biliniyor.

– Kabuğuyla birlikte pişirilen küçük taneli olana “sultani”, iri taneli iç bezelyeye de “araka” deniliyor.

– Uzmanlarca, kansızlığı giderici, kan kanserine karşı koruyucu özelliği olduğu belirtiliyor. Ayrıca sinir sistemi için de faydalı olan bezelyenin özellikle şeker hastaları tarafından bolca tüketilmesi gerekiyor.

– Bezelyenin diğer sebzelerden farklı bir özelliği, dalından koparıldıktan, hatta ayıklandıktan sonra bile gelişimi durmuyor ve içinde bulunan şeker kaldıkça nişastaya dönüşüyor. Bu yüzden lezzetli bir yemek için, bekletmeden tüketmekte fayda var.

– Çoğunlukla tazesi ve konservesi tüketilse de, bezelye kurutulmuş olarak da tüketiciye sunulmaktadır. Hatta kuru bezelyenin protein ve nişasta bakımından daha zengin olmasına karşın taze bezelyenin sindirimi daha kolaydır.

bezelye3

Bu kadar yeter sanırım… İçinde yerlerini alacakları yemeklerin paylaşımına kadar bezelye muhabbetine ara verelim artık :)

{ 6 comments… read them below or add one }

Leave a Comment

Previous post:

Next post: